5651 Sayılı Kanun Kapsamında Kimler Log Tutmak Zorunda?
5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun", Türkiye'de internet trafiği üreten her kurumu doğrudan ilgilendiriyor. Kanun; erişim sağlayıcıları, içerik sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve "toplu kullanım sağlayıcı" tanımına giren işletmeleri (oteller, hastaneler, kampüsler, AVM'ler, fabrikalar, plazada internet paylaşan tüm şirketler) log tutma yükümlülüğü altına alıyor. Yani sadece internet servis sağlayıcıları değil, ofisinde 50 kişiye Wi-Fi veya kablolu ağ üzerinden internet dağıtan her orta ve büyük ölçekli şirket bu kanunun muhatabı.
Sahada gördüğümüz tipik tablo şu: IT ekibi güvenlik duvarı loglarını tutuyor ama bu loglar 5651'in istediği formatta değil, zaman damgası senkron değil, saklama süresi eksik veya loglar üzerinde geriye dönük değişiklik yapılabiliyor. Denetim geldiğinde ya da bir adli olay sonrası mahkeme trafik kaydı istediğinde işletme elini boş çıkarıyor. Bu, hem idari para cezası hem de kurumsal itibar riski demek.
Yasal Saklama Süresi, Zaman Damgası ve Log Bütünlüğü
Kanun ve ilgili ikincil düzenlemeler üç teknik şartı öne çıkarıyor:
1. **Saklama süresi:** Trafik bilgisi (kim, ne zaman, hangi IP ile, hangi kaynağa bağlandı) en az 1 yıl, en fazla 2 yıl saklanmalı. Biz müşterilerimize varsayılan olarak 2 yıllık saklama mimarisi kuruyoruz; çünkü adli süreçler genelde olaydan aylar sonra başlıyor ve kısa saklama süresi işletmeyi savunmasız bırakıyor.
2. **Zaman damgası doğruluğu:** Loglardaki zaman bilgisinin doğru referans kaynağıyla senkron olması gerekiyor. Kurulumlarda NT
